1994/Bojinka Planı

Posted on 06 Ocak 1995

0


Filipinlerin başkenti Manila’da 6 Ocak 1995 akşamı bir yangın ihbarına müdahale eden itfaiye ekipleri söz konusu evde bomba yapımında kullanılan kimyasal maddeler, elektrik malzemeleri, Roma Katolik kilisesi rahiplerine ait elbiseler ele geçirdi. Evin, bir hafta sonra ülkeyi ziyaret edecek olan Papa II. John Paul’ün ziyaret güzergâhı üzerinde olması Papa’ya suikast ihtimalini akla getirince soruşturma derinleştirildi. Eşyalar arasında bulunan bir diz üstü bilgisayarın incelenmesi sonucunda eylemcilerin “Bojinka Plânı” ismini verdikleri çok daha yaygın ve şiddetli bir eylemin hazırlığı ortaya çıkarıldı.

Bilgisayarda kayıtlı bilgilerden ve olay yerinde yakalanan bir militanın verdiği ifadelerden Bojinka plânının Papa II. John Paul’e yönelik suikast girişiminin yanı sıra, 11 amerikan uçağının Pasifik okyanusu üzerinde infilâk ettirilmesi ve bomba yüklü bir uçakla CIA’in Virginia’daki Langley karargâh binasına intihar saldırısı olmak üzere üç parçadan oluştuğu öğrenildi.

Plân, 1993 yılındaki Dünya Ticaret Merkezine yapılan ilk saldırının sorumlusu olarak bilinen Remzi Yusuf isimli teröristin Manila’daki örgütlenme çalışmaları esnasında ülkeyi ziyaret edecek olan ABD Başkanı Bill Clinton’a yönelik suikast hazırlığı ile gündeme geldi. Clinton’ın konvoyuna bomba yüklü bir motosikletle intihar saldırısı, makam aracına veya uçağına stinger füzesi ile saldırı veya fosgen gazı ile kimyasal bir saldırı ihtimalleri üzerinde çalışan Remzi Yusuf, eylemin başarı ihtimalinin zayıf olduğu gerekçesiyle vazgeçti. Ancak, bir süre sonra ülkeyi ziyaret edecek olan Papa’ya suikast için plânlar yapmaya başladı. Daha sonra plânını amerikan yolcu uçaklarına ve CIA merkezine yapılacak saldırı ile genişletti. Bu hazırlıklar esnasında Remzi Yusuf’un en yakın yardımcısı, daha sonra 11 Eylül saldırılarına da fikir babalığı yapan yeğeni Halid Şeyh Muhammed’di

Papa’nın 15 Ocak 1995’te yapacağı ziyaret esnasında yapılan hazırlığa göre, papaz kılığına girecek bir militan Papa’nın yakınına gelmesine izin verilen grubun arasına karışacak ve Papa’nın elini öpmek üzereyken üzerindeki bombaları patlatacaktı. Bu saldırı ile ortaya çıkacak kargaşadan istifade ile planın diğer safhaları yürürlüğe konacaktı. Eylemin bu bölümü ile ilgili olarak, papaz kıyafetlerinin ve diğer dinî sembollerin bulunması ve eylemcinin hazırlanması örgüt için kolay bir görevdi.

Eylemin ikinci aşaması olan uçakların infilak ettirilmesi için çalışmalar daha uzun ve ayrıntılı olarak yapıldı. 1994 yılı içerisinde Remzi Yusuf ve adamları çeşitli havaalanlarının güvenlik tedbirlerini test ederek zayıf noktaları belirlemeye başladılar. Bombalarda kullanılacak nitrogiliserin bazlı sıvılarının kontakt lens kutularında uçağa sokulabileceğini tespit etti.

Teröristler, zengin iş adamları görüntüsünde Manila’nın merkezinde Papa’nın gezi güzergahına bakan bir ev kiralayarak eylemde kullanacakları patlayıcıları ve diğer malzemeleri partiler halinde depoladılar. Kiraladıkları evlerde imal ettikleri bombaları kendilerinin geliştirdikleri casio digital saatlere yerleştirilen patlatma düzenekleriyle çalışıp çalışmayacağını çeşitli yerlere yerleştirerek denediler.

Deneme yerlerinden biri, Filipin Havayollarının 434 sefer sayılı Manila-Cebu-Tokyo uçağıydı. Remzi Yusuf, Manila’da uçağa binerek yolda uçağın lavabosunda birleştirdiği bombayı 4 saat sonra patlayacak şekilde ayarlayarak oturduğu koltuğun altına yerleştirdi ve Cebu’da inerek başka bir uçağa bindi. Uçağa bırakılan bomba, Bojinka planında kullanmayı düşündükleri bombanın sadece onda biriydi. Uçak havalandıktan 2 saat sonra meydana gelen patlama sadece Remzi Yusuf’un daha önce oturduğu koltuktaki Japon işadamının ölümüne ve yakınındaki 10 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Acil inişle en yakın piste inen uçakta başka bir hasar meydana gelmedi. 

Planın ikinci aşaması için Remzi Yusuf ve adamları havayollarının uçuş planlarını inceleyerek, Doğu ve Güneydoğu Asya’dan kalkarak, önce bir aktarma istasyonuna inen ve daha sonra varış yeri olan Amerika’ya hareket eden değişik Amerikan havayollarına ait 11 uçak seferi tespit ettiler.

Plâna göre, eylemciler bu uçaklara binerek yolculuğun ilk ayağında beraberlerindeki bombaları Remzi Yusuf’un daha önce yaptığı gibi koltukların altındaki can yeleklerine yerleştirecekler ve patlatma mekanizmalarını daha önce belirlenen saatlere kurarak başka uçaklarla Pakistan’a gideceklerdi. Zamanlama olarak, uçakların Pasifik Okyanusu ve Güney Çin Denizi üzerinde hemen hemen aynı zamanda patlamaları planlanıyordu. Eylemin başarıya ulaşması halinde öldürülmesi planlanan insan sayısı 4000’den fazlaydı. Meydana gelen panik ve kargaşa ile tüm dünyadaki havayolu trafiğinin asgari 3-4 gün durması bekleniyordu. 

Bu eylem için bombalarda kullanılacak patlayıcılar, detektörlerle saptanamayan nitrogiliserin, giliserin, nitrat, sülfirik asit, nitrobenzin, gümüş tirinitrid ve sıvı aseton maddelerinin karışımı ile elde edilmişti. Zamanlayıcı olarak Casio saatler, güç kaynağı olarak 9 voltluk pillerin kullanıldığı küçük lambalar patlayıcı maddelerin içine yerleştirilecekti ve zamanı geldiğinde yanan lamba patlayıcıların infilakını başlatacaktı.

Plânın diğer ayağı olan Langley’deki CIA karargâhına yapılması plânlanan saldırı için tercihen Cesna tipi bir uçağın kiralanması, satın alınması veya çalınması düşünüldü. Uçak patlayıcı madde ile doldurulacak ve CIA binasına intihar dalışı yapılacaktı. Alternatif olarak, on ikinci yolcu uçağının kaçırılması da düşünüldü. Kuzey Carolina’da pilotluk eğitimi almış olan ve daha sonra yakalanarak itiraflarda bulunan bir militan, uçağın pilotu olarak belirlendi.

Teröristler, plânın başarılı olması halinde benzer eylemleri ABD’de de yapmayı düşünüyorlardı. Kaçırılan uçaklarla Chicago’daki Sears Tower, Pentagon binası, Washington Capitol binası, Beyaz Saray, San Fransisco’daki Transamerica Tower, New York’daki Dünya Ticaret Merkezi (İkiz Kuleler) gibi sembol binalara saldırı yapılacaktı. Bu son plân, sadece düşünce aşamasında kaldıysa da aynı mantıkla 6 yıl sonra benzer saldırılar El Kaide tarafından ikiz kulelere ve Pentagon binasına yapıldı ve Beyaz Saray’a yapılacak bir saldırı ucuz atlatıldı.

Bojinka plânı ile El Kaide’nin irtibatı eylemlerle ilgili ihtiyaç duyulan maddi desteğin Osama Bin Ladin, onun kız kardeşiyle evli olan Muhammed Cemal Halife ve El Kaide’ye bağlılığını ilân eden Abu Sayyaf grubunun lideri olan Hambeli tarafından sağlandığının tespit edilmesiyle kuruldu. Bunun yanında olayın tespit edilmesine yarayan bilgisayar kayıtlarında Yusuf’un eylem sonrasında yapacağı bildiri taslağı ile el Kaide’nin söylemleri arasında paralel ifadeler bulundu. Olaydan sonra yapılan operasyonlarla başta Remzi Yusuf olmak üzere Bojinka ile ilgili bir çok terörist yakalandı ve ABD’deki cezaevlerine konuldu. Bunlardan biri de, 2003 yılında Pakistan’da yakalanan aynı zamanda 11 eylül saldırıların da fikir babası olan el Kaide merkezi grubuna dahil olan Halid Şeyh Muhammed’di.

El Kaide’nin Bojinka plânı ile ilişkisi başlangıçta tam ve sağlam delillerle ortaya konmasa da, sonradan elde edilen deliller ve ifadeler çerçevesinde bu girişimin El Kaide’nin desteklediği bir eylem olduğu kesinlik kazandı. 1995 yılı, El Kaide’nin tam olarak kendini öne çıkaramadığı, eylem sonrasında ABD’nin nasıl karşılık vereceğini kestiremediği veya en azından muhtemel bir karşı harekâta dayanma gücünün olmadığı bir dönemdi. 2001 yılındaki 11 eylül saldırılarının da aynı mantık ve tekniklerle icra edilmesi de Bojinka planının El Kaide’nin desteğinde yapıldığının göstergesidir. Osama Bin Ladin, Halid Şeyh Muhammed’in iknası ile Bojinka planını geliştirerek ve hazırlıkları daha gizli yöntemlerle yaparak yıllar sonra uygulamıştır. ABD güvenlik makamları ise, bunun ileride tekrar karşılaşacakları bir girişim olduğunu değerlendirememişlerdir.

Reklamlar